Ana Sayfa > İngilizce > Rehberi

Farm
 Çiftlik
crops
 ekin, mahsul, ürün
orchard
 meyva bahçesi
garden
 bahçe
weed
 yabani ot
seeds
 tohum
soil
 toprak
manure
(doğal) gübre
compost
 yaprak gübresi
fertilizer
 gübre
harvest
 hasat
resimli kelime rehberi
farm
  Tomorrow, we plow the fields.
 Yarın tarlayı süreceğiz.
  The farmer planted beans along the fence.
 Çiftçi çit boyunca fasulye dikti.
  They sowed the fields with wheat.
 Tarlaya buğday ektiler.
  We need to harvest the crops before it freezes.
 Hava donmadan ekinleri hasat yapmalıyız.
stick
 sopa
nectar
 nektar
  Bees and butterflies pollinate the trees in the orchard.
 Arılar ve kelebekler polen yayarak meyva bahçesindeki ağaçları döllerler.
resimli kelime rehberi
plants
grow - grew - grown
 yetişmek (büyümek)
  The tomato plants are growing well.
 Domates fidanları iyi yetişiyor.
  You've grown a foot since I last saw you.
 Geçen gördüğümden beri bir karış boy atmışsın (büyümüşsün).
  She never grew lettuce in her garden.
 Bahçesinde hiç marul yetiştirmez.
Animals
 Hayvanlar
resimli kelime rehberi
farm animals
pen
küçük hayvan barınağı
stable
ahır 
enclosure
 hayvan yuvası, kafes ev
sty
 domuz ahırı
slaughterhouse
 salhane, mezbaha
pasture
 çayır, otlak
  Your room is like a pig sty.
 Odan domuz ahırı gibi.
  The sheep are grazing in the pastures.
 Koyunlar çayırda otlanıyor.
resimli kelime rehberi
pets
wild (adj.)
 vahşi
tame (adj.)
 uysal
domesticated (adj.)
 evcil
   
  That dog scratches himself a lot because he has fleas.
 O köpek pireli olduğundan çok kaşınıyor.
  The cat purred as I petted it.
 Ben kediyi okşarken kedi mırladı.
  The dog leaped into my lap and began to lick my face.
 Köpek kucağıma atlayıp yüzümü yalamaya başladı.
  The dog cautiously sniffed my hand.
 Köpek dikkatlice elimi kokladı.
önceki sayfa »