Ana Sayfa > İngilizce > Rehberi

Passive
 Edilgen

Edilgen cümlelerde önemli olan neyin yapılıyor olduğu veya neyin yapıldığıdır. Aslında, kimin veya neyin birşey yaptığını belirtmek isteğe bağlıdır. Edilgen cümle kurmanın en genel yolu "to be" fiili ve fiilin past participle halini kullanmaktır.

  English is spoken in Australia.
 Avusturalya'da İngilizce konuşulur.
  The food was eaten immediately.
 Yemek anında yenmişti.
  That book was given to me by a student.
 O kitap bana bir öğrenci tarafından verilmişti.
  They were last seen on Tuesday.
 En son Salı günü görülmüşler.
  This poem was written by a friend of mine.
 Bu şiir bir arkadaşım tarafından yazılmıştır.
  Mary was last seen by Greg.
 Mary en son Greg ile görülmüş.

Edilgen cümleler bazen yardımcı fiille yapılır.

  The seeds will be eaten by birds.
 Yemler kuşlar tarafından yenilecek.
  The food should be eaten soon.
 Yemek yakında yenmeli.
  History must be taught.
 Tarihin öğretilmesi şarttır.
Babies
 Bebekler
birth
 doğum
bear - bore - born
doğurmak
give birth - gave birth
 doğum yapmak
  May your wife bear you many children.
 Karın (inşallah) sana daha çok çocuk  doğurur.
  I gave birth to my baby in the back of a taxi.
 Bebeğimi taksinin arka koltuğunda doğurdum.

Bazen kimin doğduğu önemlidir. Bu durumda edilgen cümle kullanın.

Abraham Lincoln was born on February 12, 1809.
 Abraham Lincoln 12 Şubat 1809'da doğmuştur.
Nancy Lincoln gave birth to Abraham Lincoln in 1809.
 Nancy Lincoln, Abraham Lincoln'ı 1809'da doğurdu.
I was born in 1973.
 Ben 1973'te doğdum.
resimli kelime rehberi
babies
pregnant (adj.)
 hamile
pregnancy (adj.)
 hamilelik
babysitter
 çocuk bakıcısı
 
godfather
 vaftiz babası
 
godmother
 vaftiz annesi, cici anne
 
  His wife just had a baby!
 Karısı yeni bebek doğurdu!
  We named the baby after you.
 Bebeğe senin adını verdik.
  The babysitter will take care of Johnny while we are at the movies.
 Biz sinemada iken çocuk bakıcısı Johnny'e bakacak.
feed - fed
 beslemek
  Have you fed the baby yet?
 Daha bebeği besledin mi?
cling - clung
 yapışmak
  The child clung to his mother.
 Çocuk annesine yapıştı.
guardian
 koruyucu, vasi
orphan
 yetim
orphanage  yetimhane    
adopt
 evlatlık edinmek
  Could you please adopt me? I don't have a family.
 Lütfen beni evlat edinşr misiniz? Benim ailem yok.
young (adj.)
 genç
youth
 gençlik
middle-aged (adj.)
 orta yaşlı
   
elderly (adj.)
 yaşlı
old age
 geç yaş
new-born
 yeni doğmuş
toddler
 küçük çocuk
adolescence
 ergenlik
adolescent
ergen 
teenager
 genç
adult
 yetişkin
generation
 nesil
   
önceki sayfa »