Ana Sayfa > İngilizce > Tanıtım Rehberi

Say, Tell
 Söylemek, Anlatmak
secret (n)
 gizem/sır (ad)
truth (n)
 gerçek (ad)
lie (n)
 yalan (ad)
secret (adj.)
 gizemli (sıf.)
truthful (adj.)
 doğru sözlü (sıf.)
gossip (n)
 dedikodu (ad)
    true (adj.)
 doğru (sıf.)
false (adj.)
 yanlış (sıf.)
say - said
söylemek - söyledi()

anlatmak - anlattı()
tell - told

Tell ve say aynı anlama sahiptir. Farkları şudur,  'tell' i doğrudan bir nesne ile izler. Say hiçbir zaman bir nesne almaz. that veya aktarılan bir konuşma ile izlenir. 

  I told her the truth.
 Ben ona gerçeği söyledim.
  She told us your secret.
 O bize senin sırrını söyledi.
  I said "She loves him".
 Ben "O onu seviyor" dedim.
  He says that she is happy.
 Onun mutlu olduğunu söyledi.
  Those people will say that you are crazy.
 Şu insanlar senin deli olduğunu söyleyecekler.
  They told me that the car is ready.
 Bana arabanın hazır olduğunu söylediler.

Konuşmada that kelimesi çoğunluğu söylenmeyen kelime gruplarını birleştirir.

  That person told me they speak Italian.
 Şu adam bana onların İtalyanca konuştuğunu söyledi.
  She says they are ready.
 O onların hazır olduğunu söyledi.

Dolaysız nesnenin (direct object) 'tell' i izlemediği bazı özel durumlar vardır. Bu durum tell the truth örneğindeki gibi bir belirgin ifadeler için geçerli olabilir. Buna ek olarak, tell 'in alternatif anlamları vardır ve bu alternatif anlamlar için hiçbir nesne kullanılmaz. 

  I'm telling the truth.
 Ben gerçeği söylüyorum.

lie
 yalan söylemek
  That student is lying.
Şu öğrenci yalan söylüyor.
Next Page »
 
Ana Sayfa | Hoş Geldiniz! | İletişim | Bülten | Bağışlar | Gönüllüler | Tercihler | Yardım